<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Gökçe YILDIRIM, Salt Psikoloji Enstitüsü sitesinin yazarı</title>
	<atom:link href="https://saltpsikoloji.com/author/gokce/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://saltpsikoloji.com/author/gokce/</link>
	<description>Psikoloji Merkezi</description>
	<lastBuildDate>Sun, 24 Jan 2021 19:45:26 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://saltpsikoloji.com/wp-content/uploads/2023/12/salt_logo_w.png</url>
	<title>Gökçe YILDIRIM, Salt Psikoloji Enstitüsü sitesinin yazarı</title>
	<link>https://saltpsikoloji.com/author/gokce/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Mizaç Nedir ve Neden Önemlidir?</title>
		<link>https://saltpsikoloji.com/mizac-nedir-ve-neden-onemlidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gökçe YILDIRIM]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Dec 2020 07:24:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel Gelişim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://localhost/saltpsikoloji.com/?p=4358</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her çocuk dünyaya kendine has özellikleriyle birlikte gelir.&#160;Ve buna mizaç denir.&#160;Çocuğunuzun mizacını tanıyıp anlamak ebeveynlik stratejinizde yol gösterici olacaktır. Mizaç, çocukların dünyaya tepki verme şeklidir.&#160;Çocuğunuzun mizacını 3 belirgin özelliği fark ederek tanıyabilirsiniz. Tepkisellik: Bu çocuklar heyecan verici olaylar karşısında ya da zorlandıkları durumla karşılaşınca güçlü tepkiler verirler.&#160; Öz denetim: Bu mizaca sahip çocuklar duygularını gösterme [&#8230;]</p>
<p><a href="https://saltpsikoloji.com/mizac-nedir-ve-neden-onemlidir/">Mizaç Nedir ve Neden Önemlidir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://saltpsikoloji.com">Salt Psikoloji Enstitüsü</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><em>Her çocuk dünyaya kendine has özellikleriyle birlikte gelir.&nbsp;Ve buna mizaç denir.&nbsp;Çocuğunuzun mizacını tanıyıp anlamak ebeveynlik stratejinizde yol gösterici olacaktır.</em></p>



<p class="wp-block-paragraph">Mizaç, çocukların dünyaya tepki verme şeklidir.&nbsp;Çocuğunuzun mizacını 3 belirgin özelliği fark ederek tanıyabilirsiniz.<br></p>



<ol class="wp-block-list"><li>Tepkisellik: Bu çocuklar heyecan verici olaylar karşısında ya da zorlandıkları durumla karşılaşınca güçlü tepkiler verirler.&nbsp;</li><li>Öz denetim: Bu mizaca sahip çocuklar duygularını gösterme biçimleri de dahil olmak üzere davranışlarını oldukça kontrol edebilirler.&nbsp;Aynı zamanda dikkatlerini de oldukça sürdürebilirler ve çok ısrarcı değillerdir.<br></li><li>Sosyallik: bu Çocuklar yeni insanlarla tanıştıklarında veya yeni bir yere gittiklerinde rahat olurlar.<br></li></ol>



<p class="wp-block-paragraph">Her çocuk kendi mizacıyla doğar ve henüz bebekken siz mizaci özellikleri görmeye başlarsınız.&nbsp;Örneğin bebeğiniz yeni bir yere girdiğinde huzursuz oluyor mu? Ya da rutinleri seviyor mu? Başka insanlara kolayca yanaşıyor ya da daha gözlemci ve güvenlik arayışında mı?<br><br>Mizaçtaki farklılıklar, aynı anne babadan olan çocuklarınızın neden birbirinden oldukça farklı olabileceğini açıklar.&nbsp;Örneğin, çocuklarınız birbirinden az ya da çok tepkisel, az ya da çok sorumluluk sahibi veya az ya da çok sosyal olabilir.<br><br>Çocuğunuzun mizacını değiştiremezsiniz ancak geliştirilmesi gereken yönlerini destekleyebilirsiniz. Mizacından kaynaklı zorlandığı durumlarla nasıl başa çıkabileceği yönünde öğrenmesine destek olabilirsiniz. Ya da Olumlu yönlerini güçlendirmesine destek verebilirsiniz. Ancak, çocuğunuzun bu gelişimini desteklemek için de ebeveynliğinizi çocuğunuzun mizacına uyarlamanız gerekir.&nbsp;&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tepkisel mizaçlı bir çocuğun ebeveyniyseniz, muhtemelen fark etmişsinizdir ki, çocuğunuz eğlenceli durumlarda anın tadını çıkarıyordur. Bununla birlikte, istediği bir şey gerçekleşmediği zamanlarda da oldukça mutsuz, gürültülü ve dramatik davranıyor olabilir.&nbsp;Bu mizaci özelliğe sahip olan çocuklara nasıl daha sakin bir şekilde tepki vereceğini öğrenmesi için yardım etmeniz gerekir. Kendi sakinleşme metodunu beraber keşfedebilirsiniz. Örneğin; nefes egzersizi, imgeleme çalışması, resim yapmak ya da pelüş bir oyuncağına sarılmak gibi..<br><br>Tepkisel çocuklar genellikle çok hareketlidirler ve dışarıda çok zaman geçirmeye ihtiyaç duyabilirler. Çeşitli spor aktivitelerini denemeye teşvik ederek çocuğunuzun gelişmesine yardımcı olabilirsiniz.&nbsp;Bununla birlikte, uyku öncesi&nbsp; sakinleşmek&nbsp;için&nbsp;yardıma ihtiyaç duyabilir ve bu nedenle&nbsp;daha sakin oyunlar, ılık bir duş, kitap okuma gibi rahatlatıcı rutinler seçebilirsiniz.&nbsp;<br><br>Daha az tepkisel bir çocukla zaman geçirmek ise daha kolaydır, ancak özgüveni daha düşük olabilir.&nbsp;Bu çocuklara becerilerini, iyi yanlarını, başarılı olduğu tarafları göstermeniz gerekir.&nbsp;<br><br>Daha az tepkisel çocukların aile içinde sık sık görüşlerini almak da önemlidir.&nbsp;Örneğin, ailece izleyeceğiniz bir film varsa ve görüşünü belirtmediyse özellikle sorabilirsiniz.<br><br>Daha az tepkisel çocuklar fiziksel olarak da daha az aktiftirler ve lego, puzzle veya çizim yapmak gibi ince motor becerilerini kullanacağı uğraşları daha çok sevecektir.&nbsp;Bununla birlikte, fiziksel aktiviteyi teşvik etmeniz gerekebilir.&nbsp;Örneğin, yapacağınız sanatsal çalışma için yaprak, taş, vs. toplamak için parka gitmeyi teklif edin.&nbsp;Diğer bir seçenek, okula arabayla gitmek yerine yürüyerek gitmek olabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;Öz denetimli çocuklar hayal kırıklığı veya heyecan gibi duygulara karşı tepkilerini yönetmede iyidirler.&nbsp;Heyecan verici veya üzücü bir şeyden sonra daha hızlı sakinleşebilirler ve daha az dürtüseldirler.<br><br>Özdenetimi iyi olan bu çocuklar, dikkatlerini uzun süre sürdürebilirler.&nbsp;Başladıkları işi bitirmeye ve doğrusunu yapana kadar çabalamaya devam ederler. Ayrıca aksilik yaşadıklarında başa çıkma mekanizmaları akranlarından çok daha iyidir. Ayrıca çok fazla denetim olmaksızın ev ödevi yapma gibi sorumluluklarını yerine getirebilirler.&nbsp;Ancak, biraz mükemmeliyetçi olabilirler, bu yüzden hata yapmanın sorun olmadığı üzerinde sıklıkla durmanız gerekir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;Daha az öz&nbsp;denetimli bir çocuğunuz varsa ve dikkatini sürdürmede güçlük çekiyorsa, özellikle zorlandığı görevlere devam edebilmesi için çok fazla cesaretlendirmeye ihtiyacı olacaktır.&nbsp;Bu çocuklar bir aktiviteden diğerine hızla geçebilirler.&nbsp;Ayrıca çok yaratıcı da olabilirler.&nbsp;Çocuğunuzun odaklanmasına yardımcı olmak için,&nbsp;oyunları ve yaratıcı aktiviteleri kullanarak&nbsp; işleri eğlenceli hale getirmeyi&nbsp;deneyebilirsiniz&nbsp;.<br><br>Sosyal bir çocuğunuz varsa diğer insanların yanında olmayı, oyun oynamayı ve grup aktivitelerine katılmayı sevecektir.&nbsp;Bu durum sürekli etkinlikler düzenlemeniz ya da her daim grup aktiveleri planlamanız gerektiği anlamına gelmez, çünkü çocuğunuzun kendini meşgul etmeyi öğrenmesi de önemlidir.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sosyal mizaçları olan çocuklar da genellikle çok uyumludur ve rutin değişkenliklerinde oldukça kolay başa uyum gösterirler.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>Çocuğunuz çok sosyal değilse yani çekingen mizaca sahipse, muhtemelen kendi başına oynamakta oldukça iyidir ve canı sıkılmadan yapacak bir şey bulmak için fazla yardıma ihtiyaç duymuyordur.&nbsp;Ancak, arkadaş edinmesine yardım etmeniz gerekebilir.&nbsp;Gruplarda veya kabalık çocuk ortamlarında rahat değilse, bir veya iki arkadaşınızın evinde veya parkta bir oyun günü planlayabilirsiniz.<br><br>Çekingen mizaca sahip çocuklar düzenli bir rutine sahip olmaktan hoşlanır ve değişiklikler onları huzursuz eder. Bu durum, rutini etrafında bir şeyler planlandığında sorun olmayacaktır, ancak bir değişim olacaksa öncesinde çocuğunuza bilgi vermeli ve onu duruma öncesinden hazırlamanız gerekir.&nbsp;<br><br>Çocuğunuzun mizacı sizinkinden farklı olabilir.&nbsp; Mizacı sizinkine benzeyen bir çocuğu anlamanız çok daha kolaydır.&nbsp;Örneğin, daha evcimen bir yapınız varsa, düzenli uykuya ihtiyacı olan bir bebeğe bakmak sizin için çok daha kolay olacaktır. Bununla birlikte, sosyalleşmek sizin önceliğinizse, çocuğunuzun rutinden hoşlanmasına alışmanız biraz zaman alabilir.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çocuğunuz yaş aldıkça mizacında bazı değişiklikler görebilirsiniz. Yukarıda da bahsettiğim gibi&nbsp;öğrenme ve gelişme mizacı destekler. Örneğin, okulda dikkati çok dağınık olan bir çocuk, iş toplantılarına iyi konsantre olabilen bir yetişkin olabilir.&nbsp;Bunun nedeni, olgunlaştıkça daha fazla motivasyon geliştirmiş olması ya da dikkat dağınıklığını yönetmek için stratejiler öğrenmiş olmasıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>GÖKÇE YILDIRIM</em></strong><br><strong><em>PSİKOLOJİK DANIŞMAN</em></strong></p>
<p><a href="https://saltpsikoloji.com/mizac-nedir-ve-neden-onemlidir/">Mizaç Nedir ve Neden Önemlidir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://saltpsikoloji.com">Salt Psikoloji Enstitüsü</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ergenlik Dönemi-Ebeveyn Yol Haritası</title>
		<link>https://saltpsikoloji.com/ergenlik-donemi-ebeveyn-yol-haritasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gökçe YILDIRIM]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Nov 2020 14:48:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[İlişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolojik Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://localhost/saltpsikoloji.com/?p=4330</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ergenlik yılları sadece fiziksel olarak değil, duygusal ve entelektüel olarak da yoğun bir büyüme dönemidir ve birçok aile kendini bir kaos içinde bulur. Peki çocuğun ergenlik döneminde olduğunu nasıl anlarız? Fiziksel değişimler gözle görülecek kadar belirgindir aslında (kıllanma, göğüs büyümesi, ses değişimi, regl başlangıcı vs.) Duygusal değişimler ise daha bağımsız davranan ve anne babadan uzak [&#8230;]</p>
<p><a href="https://saltpsikoloji.com/ergenlik-donemi-ebeveyn-yol-haritasi/">Ergenlik Dönemi-Ebeveyn Yol Haritası</a> yazısı ilk önce <a href="https://saltpsikoloji.com">Salt Psikoloji Enstitüsü</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Ergenlik yılları sadece fiziksel olarak değil, duygusal ve entelektüel olarak da yoğun bir büyüme dönemidir ve birçok aile kendini bir kaos içinde bulur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Peki çocuğun ergenlik döneminde olduğunu nasıl anlarız? Fiziksel değişimler gözle görülecek kadar belirgindir aslında (kıllanma, göğüs büyümesi, ses değişimi, regl başlangıcı vs.) Duygusal değişimler ise daha bağımsız davranan ve anne babadan uzak duran çocuk tarafından bir ilandır aslında.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Uzak durmak ister çünkü gençlik yıllarının birincil amacı bağımsızlığa ulaşmaktır.&nbsp;Bunu yapmak için gençlerin ebeveynlerinden, özellikle de en yakın oldukları ebeveyninden uzaklaşmaları gerekir.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gençler olgunlaştıkça daha soyut ve rasyonel düşünmeye başlarlar.&nbsp;Ahlaki kodlarını oluşturmaya çalışırlar.&nbsp;Ve ebeveynleri, daha önce onları memnun etmeye istekli olan çocuklarının aniden anne baba fikirlerine karşı çıktıklarını görür, yoğun asi söylemleriyle karşı karşıya kalırlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bağımsızlığın bu getirileri, bedenen ve fikren ayrılıklar hem çocuk hem de aile için oldukça sancılıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çocuğunuza bir birey olması için ne kadar alan açtığımızı kendimize sorarak işe başlayabiliriz: &#8220;Kontrolcü bir ebeveyn miyim?&#8221;, &#8220;Çocuğumu dinliyor muyum?&#8221; ve &#8220;Görüşlerinin benden farklı olmasına tahammül edebiliyor muyum? &#8221;&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu dönemi daha az sarsıcı geçirmek adına aşağıdaki adımları uygulamanızı öneririm.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kendinizi Geliştirin</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Gençler hakkında kitaplar okuyun.&nbsp;Kendi gençlik yıllarınızı düşünün.&nbsp;Sivilce&nbsp;ile mücadelenizi&nbsp;veya vücudunuzdan&nbsp;nasıl utandığınızı&nbsp;hatırlayın. Çocuğunuzda bazı ruh hali değişiklikleri olacağını baştan kabul edin ve çatışmalara hazır olun.&nbsp;Bilgi donanımı iyi olan ebeveynler bu çatışmalarla daha iyi başa çıkabiliyorlar.&nbsp;Ne kadar çok bilirseniz, o kadar iyi hazırlanırsınız.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Bilgilendirin</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Menstrüasyon veya ıslak rüyalar hakkında konuşmaya başlamak için bu durumların gerçekleşmesini beklemeyin. Erkek ve kız çocukları arasındaki farklılıklar ve bebeklerin nereden geldiği gibi çocukların bedenlerle ilgili ilk soruları genelde 5 yaş civarı başlar. Bu soruları erken çocukluk çağından itibaren yanıtlayın.&nbsp;Ancak aşırı bilgi yüklemeyin, sadece sorduğu kadarını yanıtlayın.&nbsp;Cevapları bilmiyorsanız, beraber araştırabileceğinizi, kitaplar okuyabileceğinizi veya çocuk doktorunuz gibi bilen birinden öğrenebileceğinizi söyleyin. Bu gibi durumlar bilginin doğru kaynağını öğretmek için harika fırsatlardır.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Her Şeye “Hayır” Demeyin</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Saçlarını boyamak, tırnaklarını siyaha boyamak veya değişik(!) kıyafetler giymek istiyorsa itiraz etmeden önce iki kez düşünün.&nbsp;Gençler ebeveynlerini şaşırtmak isterler çünkü ne kadar farklı olduklarını göstermek isterler. Geçici ve zararsız olan şeyleri yapmalarına izin verin. Her konuda hayır cevabını alan genç anlaşılmadığı ya da kabul görmediğini düşünür ve bu durum onu oldukça hırçınlaştırabilir.&nbsp;İtirazlarınızı&nbsp;tütün, uyuşturucu&nbsp;ve&nbsp;alkol&nbsp;gibi gerçekten önemli olan şeyler&nbsp;veya görünümlerinde kalıcı değişiklikler için&nbsp;saklamanızı öneririm.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çocuğunuzun neden o tarzda giyinmek veya görünmek istediğini sorun ve nasıl hissettiğini anlamaya çalışın.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Beklentilerinizi Belirtin</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Gençler, ebeveynlerinin kendileriyle ilgili beklentileri konusunda oldukça sıkılgandırlar.&nbsp;Yine de, ebeveynlerinin okuldan gelen geri bildirimleri, kabul edilebilir davranışları ve ev kurallarına uyum gibi belirli şeyleri önemsediklerini bilmeleri gerekir.&nbsp;Ebeveynlerin uygun beklentileri varsa, gençler muhtemelen onları karşılamaya çalışacaktır.&nbsp;Beklentileriniz makul olması bu durumu daha gerçekleştirilebilir kılar.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Değerlerinizden Bahsedin</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Ergenlik yılları genellikle bir deneme zamanıdır ve bazen bu deney riskli davranışlar içerir.&nbsp;Cinsellik, uyuşturucu, alkol veya tütün kullanımı konuları hakkında konuşmaktan kaçınmayın.&nbsp;Zor konuları, onlara maruz&nbsp;<strong>kalmadan önce</strong> açık bir şekilde konuşmak, zamanı geldiğinde sorumlu davranma olasılıklarını artırır.&nbsp;Aile değerlerinizi çocuğunuzla erken yaştan itibaren paylaşın, yanlış ve doğrularınız nedenleri üzerinde konuşun.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çocuğunuzun arkadaşlarını ve arkadaşlarının ebeveynlerini tanıyın.&nbsp;Ebeveynler arasındaki düzenli iletişim, akran grubundaki tüm gençler için güvenli bir ortam yaratır.&nbsp;Ebeveynler olarak onlara hissettirmeden takip etmeniz kolaylaşacaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Uyanık Olun</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Ergenlik yıllarında belli bir miktar değişiklik normaldir.&nbsp;Ancak kişilik ya da davranışta çok şiddetli ya da uzun süreli bir değişim gerçek bir soruna işaret edebilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aşağıdaki durumlar olursa bir profesyonelden yardım alın:</p>



<ul class="wp-block-list"><li>Aşırı kilo alımı veya kaybı</li><li>Uyku problemleri</li><li>Kişilikte hızlı, şiddetli değişiklikler</li><li>Arkadaş grubunda ani değişim</li><li>Sık devamsızlık</li><li>Düşen notlar</li><li>İntihar&nbsp;hakkında konuşmak, şakalar yapmak</li><li>Tütün, alkol veya uyuşturucu kullanımı belirtileri</li></ul>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Gizliliğine Saygı Duyun</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bazı ebeveynler çocuklarının yaptığı her şey den haberdar olmak isterler.&nbsp;Ancak ergen çocuğunuzun genç bir yetişkin olmasına yardımcı olmak için mahremiyetine saygı duymanız gerekir.&nbsp;Eğer ciddi sorunlar fark ederseniz, sorunun özüne inene kadar çocuğunuzun mahremiyetini ihlal edebilirsiniz.&nbsp;Ama olağanüstü bir durum yoksa geri planda durmanız gerekir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Başka bir deyişle, ergen çocuğunuzun odası, günlükleri, e-postaları ve telefon görüşmeleri özel olmalıdır.&nbsp;Ayrıca çocuğunuzun her zaman düşüncelerini veya aktivitelerini sizinle paylaşmasını beklememelisiniz.&nbsp;Güvenlik nedeniyle, nereye gittiğini, ne zaman döneceklerini, ne yaptıklarını ve kiminle birlikte olduklarını bilmelisiniz, ancak her ayrıntıyı bilmenize gerek yok.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çocuğunuza ona güvendiğinizi söyleyin, ancak güveninizi kırarsa, yeniden inşa edene kadar daha az özgür olacağını bilmelidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Çocukların Gördüklerini ve Okuduklarını İzleyin</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">TV&nbsp;şovları, dergiler, kitaplar,&nbsp;internet…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çocuğunuzun ne izlediğinin ve ne okuduğunun farkında olun.&nbsp;Bilgisayar veya televizyon karşısında geçirilen süreye sınır koymaktan korkmayın.&nbsp;Medyadan ne öğrendiğini ve çevrimiçi ortamda kiminle iletişim kurduğunu bilin.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gençler, TV veya internete sınırsız erişime sahip olmamalıdır. Yeterli uykuyu teşvik etmek için teknolojiye erişim belirli saatlerden sonra da sınırlandırılmalıdır.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Uygun Kuralları Oluşturun</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Gençlerin hala yaklaşık&nbsp;8-9 saat&nbsp;uykuya&nbsp;ihtiyacı vardır.&nbsp;Çocuğunuzu, bu ihtiyaçları karşılayacak bir uyku programına bağlı kalmaya teşvik edin.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir genç her zaman aile gezilerine katılmak istemeyebilir. Birlikte aile zamanını geçirmeye teşvik edin, ancak esnek olun.&nbsp;Büyüyen çocuğunuz her zaman sizinle birlikte olmak istemediğinde bunu bir hakaret olarak algılayıp, istenmediğinizi ya da beğenilmediğinizi düşünmeyin.&nbsp;Kendi gençliğinizi düşünün. Muhtemelen siz de daima anne babanızla vakit geçirmek istemiyordunuz ve onlarda sizin şimdiki duygularınızı hissediyorlardı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ne Zaman Bitecek?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Çocuklar yaş aldıkça, ergenlik döneminin iniş ve çıkışlarının yavaşladığını fark edeceksiniz.&nbsp;Ve sonunda çocuğunuz bağımsız, sorumlu, iletişim kuran bir genç yetişkin olacak. Sabredin ve bu dönemi sağlıkla geçirmesi için ona destek olun. Bunu ancak birlikte başarabilirsiniz.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Gökçe YILDIRIM</em></strong><br><strong><em>Psikolojik Danışman</em></strong></p>
<p><a href="https://saltpsikoloji.com/ergenlik-donemi-ebeveyn-yol-haritasi/">Ergenlik Dönemi-Ebeveyn Yol Haritası</a> yazısı ilk önce <a href="https://saltpsikoloji.com">Salt Psikoloji Enstitüsü</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İşin Uzmanı &#124; Salt Psikoloji</title>
		<link>https://saltpsikoloji.com/isin-uzmani-salt-psikoloji/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gökçe YILDIRIM]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Aug 2020 06:34:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[We Are On Press]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://localhost/saltpsikoloji.com/?p=4279</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uzmanlarımızdan psikolojik danışman Gökçe Yıldırım Kanal V’de İşin Uzmanı programının konuğuydu, çocuklarda teknoloji bağımlılığıyla ilgili görül ve önerilerini paylaştı</p>
<p><a href="https://saltpsikoloji.com/isin-uzmani-salt-psikoloji/">İşin Uzmanı | Salt Psikoloji</a> yazısı ilk önce <a href="https://saltpsikoloji.com">Salt Psikoloji Enstitüsü</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Uzmanlarımızdan psikolojik danışman Gökçe Yıldırım Kanal V’de İşin Uzmanı programının konuğuydu, çocuklarda teknoloji bağımlılığıyla ilgili görül ve önerilerini paylaştı</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="Çocuklarda Teknoloji Bağımlılığının Çaresi Nedir? İşin Uzmanına Sorduk" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/ASH57OE93EM?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
<p><a href="https://saltpsikoloji.com/isin-uzmani-salt-psikoloji/">İşin Uzmanı | Salt Psikoloji</a> yazısı ilk önce <a href="https://saltpsikoloji.com">Salt Psikoloji Enstitüsü</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuk Yetiştirmede Babanın Rolü Nedir?</title>
		<link>https://saltpsikoloji.com/cocuk-yetistirmede-babanin-rolu-nedir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gökçe YILDIRIM]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Jun 2020 14:27:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[İlişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[baba]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveyn]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://localhost/saltpsikoloji.com/?p=4264</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160;“Çocuklukta, babanın korumasından daha çok ihtiyaç duyulabilecek başka bir şey olabileceğini zannetmiyorum.”&#160; S. Freud (1930)&#160; Hiç dikkat ettiniz mi kitapçılardaki çoğu çocuk eğitim kitapları hep anneleri hedef alıyor. Baba ise çocuk yetiştirmede ikinci planda kalıyor. Kültürümüzde baba sadece maddi ihtiyaçları karışlayan, anne ise manevi ihtiyaçlarla ilgilenen taraf oluyor. Hâlbuki bir çocuğun yetişirken hem annesinden hem [&#8230;]</p>
<p><a href="https://saltpsikoloji.com/cocuk-yetistirmede-babanin-rolu-nedir/">Çocuk Yetiştirmede Babanın Rolü Nedir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://saltpsikoloji.com">Salt Psikoloji Enstitüsü</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>&nbsp;“Çocuklukta, babanın korumasından daha çok ihtiyaç duyulabilecek başka bir şey olabileceğini zannetmiyorum.”&nbsp; S. Freud (1930)&nbsp;</p></blockquote>



<p class="wp-block-paragraph">Hiç dikkat ettiniz mi kitapçılardaki çoğu çocuk eğitim kitapları hep anneleri hedef alıyor. Baba ise çocuk yetiştirmede ikinci planda kalıyor. Kültürümüzde baba sadece maddi ihtiyaçları karışlayan, anne ise manevi ihtiyaçlarla ilgilenen taraf oluyor. Hâlbuki bir çocuğun yetişirken hem annesinden hem de babasından ilgi görmeye, sevilmeye ve kendisine değer verildiğini hissetmeye ihtiyacı vardır. Sevgi ise şekerleme ya da oyuncak alarak değil, sarılarak, sohbet ederek, oyun oynayarak hissettirilir. İlgi ve sevgi vermek sadece kadınlara, annelere lütfedilmiş özel bir yetenekmiş gibi algılansa da babalarda anneler gibi çocukların bu ihtiyaçlarını pekâlâ karşılayabilirler. Babasından ilgi ve sevgi gören çocukların arkadaşları ile ilişkilerinde daha uyumlu, liderlik özellikleri gelişmiş, yetenekleri artmış çocuklar olduğu gözlenmiştir.&nbsp;Ayrıca yine bir araştırmada babaları ile vakit geçiren çocukların okul hayatlarında akran zorbalığı ile karşılaştıklarında baş etme becerilerinin daha yüksek olduğu kanıtlanmış (Uysal &amp; Dinçer, 2012) &nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Babanın en önemli rollerinden biri de çocuğun cinsel gelişimi üzerindeki etkisidir. Çünkü kimlik gelişiminde olan çocuk yetişkin modelleri örnek alır ve model olacak olan kişilerde çocuğun ilk sosyal ilişkilerini kurduğu anne ve babalarıdır. 3-4 yaşlarından itibaren kız çocuklar babayı, erkek çocuklarda annelerini model alma eğilimdedirler. Ergenlik döneminde ise bu durum yer değiştirir ve bu seferde kız çocukları annelerini erkek çocuklar da babalarını taklit ederler.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Babanın çocuk yetiştirme sürecinde anne ile işbirliği içinde olması, sorumlulukları paylaşması sadece çocuk için iyi bir örnek olmayacak anneyi de oldukça rahatlatacaktır. Dengeli bir ailede eşler arasındaki işbirliği gebelik öncesinde başlar, gebelikte, doğumda ve doğum sonrasında da devam eder. Özellikle çalışan bir kadını düşündüğümüzde, çocuk yetiştirmenin sadece kadına bırakılması kadının biriken sorumlulukları altında bunalmasına neden olur. Bir babanın gerçekleştiremeyeceği tek şey emzirmek olduğuna göre geri kalan tüm sorumlulukları paylaşabilecektir. Çocuk eğitiminde aktif rol alan baba hem annenin rahatlamasını sağlayacak hem de çocuğun kişilik gelişimine olumlu katkı sağlayacaktır.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Babalar için birkaç önemli ipucu daha;&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">• İlk aylarda baba tarafından yoğun ilgi ve bakım gören bebeklerin çevreleriyle iletişim kurmada daha istekli ve iletişim kurmada daha becerikli olduğu biliniyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;• Çocuğa sevgisinin içten, sıcak, yalın ve koşulsuz olduğunu göstermelidir onu olduğu gibi kabul etmeli, başkalarıyla kıyaslamamalıdır.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">• Bebeklik döneminde, bebeğin bakımına katılmalıdır. Bebeğin sağlığı, beslenmesi, temizliği, ağladığında sakinleştirilmesi ve tüm ihtiyaçlarını karşılaması önemlidir. Bu ilişki daha sonraki sürecek olan sağlıklı ilişkinin önemli bir parçasıdır.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">• Babanın, çocuğun bireyselleşmeyi öğrenmesi üzerindeki rolü büyüktür. Çünkü anneler çocuk bakımında çok daha korumacı, denetleyici bir yaklaşım sergilerken babalar çocuğun çevreyi ve hayatı keşfetme aşamasında ona daha fazla özgür alan bırakmayı tercih eder.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">• Çocuğun çabalarını, olumlu davranışlarını desteklemeli, başarısızlıkları karşısında sabırlı, sakin, yapıcı olmalıdır.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">•Baba davranışlarıyla çocuğa iyi bir model olmalıdır.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br><br><strong>GÖKÇE YILDIRIM<br>Psikolojik Danışman</strong></p>
<p><a href="https://saltpsikoloji.com/cocuk-yetistirmede-babanin-rolu-nedir/">Çocuk Yetiştirmede Babanın Rolü Nedir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://saltpsikoloji.com">Salt Psikoloji Enstitüsü</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarla Ölüm Hakkında Konuşmak</title>
		<link>https://saltpsikoloji.com/cocuklarla-olum-hakkinda-konusmak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gökçe YILDIRIM]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Jun 2020 10:03:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolojik Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveyn]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://localhost/saltpsikoloji.com/?p=4237</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ebeveynler olarak çocuklarımızı tüm acı veren olaylardan uzak tutmak istiyoruz. Bu sebeple konuşulması en zor konulardan biri de bu başlık belki de..&#160; Ancak ölüm hayatın bir parçası ve bir gün çocuğunuz neden balığının hareket etmediği sorabilir, çok sevdiği birini bir daha göremeyebilir veya bu konuyu sadece televizyondan, radyodan duyabilir.&#160; Bir çocuğun ölüm anlayışı gelişim düzeyine [&#8230;]</p>
<p><a href="https://saltpsikoloji.com/cocuklarla-olum-hakkinda-konusmak/">Çocuklarla Ölüm Hakkında Konuşmak</a> yazısı ilk önce <a href="https://saltpsikoloji.com">Salt Psikoloji Enstitüsü</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Ebeveynler olarak çocuklarımızı tüm acı veren olaylardan uzak tutmak istiyoruz. Bu sebeple konuşulması en zor konulardan biri de bu başlık belki de..&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak ölüm hayatın bir parçası ve bir gün çocuğunuz neden balığının hareket etmediği sorabilir, çok sevdiği birini bir daha göremeyebilir veya bu konuyu sadece televizyondan, radyodan duyabilir.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir çocuğun ölüm anlayışı gelişim düzeyine bağlıdır.&nbsp;<strong>Altı yaşına kadar olan küçük çocuklar ölümün kesinliğini kavrayamazlar. </strong>6-11 yaş arası çocuklar ise ölüm hakkında daha ayrıntılı sorular sorabilirler ve ölümün ne olduğunu daha iyi anlayabilirler.&nbsp;Bununla birlikte, duyguları hakkında konuşmaktan ziyade hala “oyun oynama” eğilimindedirler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ergenlik yıllarındaki gençler ise zaten bir keder içindeler çünkü çocukluklarının kaybını yaşıyorlar – onlara göre artık sarılmaya, okumaya ve oynamaya ihtiyaçları yok. Ancak yine de duygusal regülasyonları için desteğe ihtiyaçları var. Bu destek için genelde akranlarına yöneleceklerdir. Gençler ayrıca yaşamın anlamı üzerinde yoğunlaşabilirler ve ölümle ilgili “neden” sorularına yönelebilirler.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yapılması gerekenler,&nbsp;</p>



<ul class="wp-block-list"><li><strong>Dürüst olup ve geciktirmeden konuşmak gerekir. </strong>Böylelikle çocuğunuz neden üzüntülü olduğunuzu anlayabilir ya da sevdiği kişiyi neden göremediğini anlamlandırabilir. Ayrıca konuşmayı geciktirmeniz yalan söylemenize neden olabilir ve çocuk gerçeği öğrendiğinde ilişkiniz zarar görür.&nbsp;</li><li><strong>Tepkiler değişkenlik gösterir.</strong>&nbsp; Çocuğunuzun yaşına, mizacına göre tepkileri değişken olabilir. Kimi çocuk ağlar kimisi uzun uzun sorular sorar kimisi de hiçbir şey konuşulmamış gibi oyununa dönebilir. Tüm duygusal tepkileri kabul etmek ve bir süre yanında kalmak varsa soruları kısa ve net şekilde cevaplamak onlara iyi gelecektir.&nbsp;</li><li><strong>Gerçek kelimeleri kullanın. </strong>Uzun bir uykuya daldı gibi gerçek dışı söylemler çocukların uykudan korkmasına ve kâbuslara neden olabilir. “Öldü. Artık yaşamıyor. Vücudu çalışmayacak. Hareket etmeyecek, acıkmayacak..” diyerek ölüm kavramını açıklayabilirsiniz.</li><li><strong>Sonraki günlerde de duygularını ifade etmesine fırsat tanıyın. </strong>Aradan haftalar, aylar geçtikten sonra dahi ne hissettiklerini ve düşündüklerini söylemeye teşvik edin. Kendi duygularınızdan da bahsedin. “Çok üzgün hissettiğini biliyorum. Ben de üzgünüm. İkimiz de babaanneni çok severdik ve o da bizi severdi.&#8221; Çocuğunuza resim çizmesini veya hikaye, şiir yazmasını önerebilirsiniz. Üzücü duyguları konuşun ancak üzerinde çok durmayın. Konuyu kendisini daha iyi hissedeceği&nbsp; bir noktaya çekebilirsiniz. Mutlu anıları hatırlamak ve paylaşmak kederin iyileşmesine ve olumlu duyguların harekete geçirilmesine yardımcı olur.</li><li><strong>Sonraki süreci açıklayın. </strong>Vefat eden kişi eğer çocuğun hayatında önemli rolü olan biriyse bundan sonraki süreçte o rolü kimin üstleneceğini ve sürecin nasıl ilerleyeceğini detaylı açıklayın.</li><li><strong>Cenaze törenleri ve ritüeller hakkında konuşun. </strong>Çocukların, cenaze töreni veya mevlit gibi ritüellere katılmalarına izin verin.&nbsp;Çocuğunuza ne olacağını önceden söyleyin.&nbsp;Örneğin, &#8220;amcanı seven bir sürü insan orada olacak. İnsanlar ağlayabilir ve birbirlerine sarılabilirler. İnsanlar &#8216;Başınız sağ olsun.&#8217; Diyeceklerdir.&nbsp;Bunlar cenaze töreninde aileye söylenecek kibar ve nazik şeyler… &#8216;Teşekkürler&#8217; veya &#8216;Geldiğiniz için teşekkürler&#8217; diyebiliriz.&nbsp;İstersen yakınımda kalabilir ve elimi tutabilirsin.&#8221;</li></ul>



<p class="wp-block-paragraph">Mezarı açıklamanız gerekebilir.&nbsp;Örneğin, &#8220;Cenaze töreni bir mezarlıkta oluyor. Mezarlıkta bir mezar var. Amcanın cesedi bu tabutun içinde.” Yaşça büyük çocuklara ölümden sonra kişilerin ruhuna ne olduğuna dair inançlarınızı paylaşın.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Eğer ölen bir hayvanınızsa da mutlaka bir cenaze töreni düzenleyin ve çocuğunuz istediği zaman bu mezarı ziyaret etmesine izin verin.&nbsp;</p>



<ul class="wp-block-list"><li><strong>Kendinize iyi bakmayı unutmayın.</strong>&nbsp;Ebeveyn olarak bazen bu süre zarfında kendimize iyi bakmayı unuturuz.&nbsp;Çocuklar gördüklerini öğrenirler, bu yüzden bu kritik zamanda kişisel bakım için rol model olun.&nbsp;</li><li><strong>Gözlemci olun.&nbsp;</strong>Çocuğunuzun duygularını takip edin. Sorun ve dinleyin.&nbsp;Sevdikleriniz öldükten sonra daha iyi hissetmenin zaman aldığını çocuğunuzla paylaşın. Bazı çocuklar geçici olarak konsantre olma veya uyumakta zorluk çekebilir veya korkuları, endişeleri olabilir.&nbsp;Bu gibi durumlarda bir uzmandan destek alın.&nbsp;</li></ul>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Gökçe YILDIRIM</strong><br><strong>Psikolojik Danışman</strong></p>
<p><a href="https://saltpsikoloji.com/cocuklarla-olum-hakkinda-konusmak/">Çocuklarla Ölüm Hakkında Konuşmak</a> yazısı ilk önce <a href="https://saltpsikoloji.com">Salt Psikoloji Enstitüsü</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeniçağın Sorunu Teknoloji Bağımlılığı</title>
		<link>https://saltpsikoloji.com/yenicagin-sorunu-teknoloji-bagimliligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gökçe YILDIRIM]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jun 2020 12:22:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[İlişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolojik Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[internet bağımlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://localhost/saltpsikoloji.com/?p=4226</guid>

					<description><![CDATA[<p>Teknolojinin insan hayatına getirdiği sayısız faydalar var. Evet, İnternet mucizevi bir buluştur. Artık bilgisayar ve internet insanlık için vazgeçilmez bir ihtiyaç halini almaktadır. Bilimsel ve teknik gelişmelerin gittikçe hızlandığı ve aynı hızla günlük yaşamımıza girdiği düşünüldüğünde vazgeçilmezlikleri açıkça görülmektedir. İstenilen bilgiye ulaşma, bilgi paylaşımı sağlayabilme gibi getirdiği kolaylıklar yanında çok sık kullanımından kaynaklanan birçok problemi [&#8230;]</p>
<p><a href="https://saltpsikoloji.com/yenicagin-sorunu-teknoloji-bagimliligi/">Yeniçağın Sorunu Teknoloji Bağımlılığı</a> yazısı ilk önce <a href="https://saltpsikoloji.com">Salt Psikoloji Enstitüsü</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Teknolojinin insan hayatına getirdiği sayısız faydalar var. Evet, İnternet mucizevi bir buluştur. Artık bilgisayar ve internet insanlık için vazgeçilmez bir ihtiyaç halini almaktadır. Bilimsel ve teknik gelişmelerin gittikçe hızlandığı ve aynı hızla günlük yaşamımıza girdiği düşünüldüğünde vazgeçilmezlikleri açıkça görülmektedir. İstenilen bilgiye ulaşma, bilgi paylaşımı sağlayabilme gibi getirdiği kolaylıklar yanında çok sık kullanımından kaynaklanan birçok problemi de beraberinde getirmektedir. İnsanların diğer insanlardan uzaklaşarak&nbsp; giderek teknolojiye daha çok zaman ayırma eğilimlerinin arttığı son yıllarda bu tür bağımlılıklarında olması kaçınılmaz oldu sanırım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak kişinin teknoloji kullanımı üzerinde kontrolünün kaybolması ve teknolojiyi ölçüsüz ve sınırsız kullanması çok ciddi zararlara sebep olabilir. İnternet ve teknoloji bağımlılığı diğer bağımlılıklarda olduğu gibi kişinin bağımlısı olduğu teknolojik ürüne ulaşamadığında yoksunluk yaşadığı bir durum olarak tanımlanmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Maalesef…&nbsp;</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Teknoloji hayatımızı kolaylaştırdığı gibi bizi esir de alabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Teknoloji bağımlılığının belirtileri</strong></p>



<ul class="wp-block-list"><li>Yalnızca birkaç dakika diyerek saatler harcamak.</li><li>Çevrenizdekilere ekran karşısında geçirdiğiniz zaman hakkında yalan söylemek.</li><li>Uzun süre bilgisayar kullanmaktan dolayı fiziksel sorunlardan şikâyet etmek.</li><li>Anonim bir kişiliğe bürünmek, insanlarla internet üzerinden konuşmayı yüz yüze konuşmaya tercih etmek.</li><li>İnternete girmek için yemek öğünlerinden, derslerden ya da randevulardan ödün vermek.</li><li>Bilgisayarınızın başında çok fazla zaman geçirdiğiniz için suçluluk duyuyorken bir yandan da büyük bir zevk almak ve bu iki duygular arasında gidip gelmek.</li><li>Bilgisayarınızdan uzak kaldığınız zaman gergin ve boşluktaymış gibi hissetmek.</li><li>Gece geç saatlere kadar bilgisayar başında kalmak.</li></ul>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Teknoloji bağımlılığının neden olduğu sorunlar</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Fiziksel şikâyetler</strong></p>



<ul class="wp-block-list"><li>Gözlerde yanma</li><li>Boyun kaslarında ağrı ve sertleşme</li><li>Beden duruşunda bozukluk</li><li>Elde uyuşukluk</li><li>Halsizlik</li></ul>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Sosyal alanda görülen şikâyetler</strong></p>



<ul class="wp-block-list"><li>Akademik başarıda düşüş</li><li>Kişisel, aile ve okul sorunları</li><li>Zamanı idare etmede başarısızlık</li><li>Uyku bozuklukları</li><li>Yemek yememe</li><li>Aktivitelerde azalma</li><li>İnternet arkadaşları dışında izolasyon</li></ul>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Teknoloji Bağımlılığından Kurtulmak İçin Ne Yapmalı?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Teknoloji bağımlısı olan ya da bundan şüphe duyan birey, kullanımda kontrolü eline alacak bazı uygulamalar yapmalıdır.</p>



<ul class="wp-block-list"><li><strong>Teknoloji kullanımını tam zıt saatlere kaydırmak: </strong>Teknolojinin günlük olarak kullanıldığı mekânlar ve zamanlar bağımlılığa sebep olacak kadar uzun kullanıma müsait olduğu için bağımlılık oluşmuştur. Bu anlamda teknoloji kullanılan zamanları tam zıt saatlere kaydırmak ve mekânı değiştirmek ilk adım olarak faydalı olabilir. Mesela bir kişi en çok akşamları teknoloji kullanıyorsa sabah kullanmaya, odasında kullanıyorsa herkesin olduğu bir zamanda oturma odasında kullanmaya başlayabilir.&nbsp;</li><li><strong>Dış durdurucular kullanmak: </strong>Zaman düzenlemesinin ardından yeni zaman düzeninde de bağımlılık oluşmasına engel olmak için makul süre kullanımın hemen ardından yapılması zorunlu bir iş planlamak faydalı olabilir.&nbsp;</li><li><strong>Teknoloji kullanımıyla ilgili hedefler belirlemek: </strong>Ucu açık bir kullanım, bağımlılığı her halükârda tetikleyecektir. Bu nedenle mutlaka kullanıma makul bir zaman sınırlaması getirmek şarttır. Bu zaman sınırlaması başta sık ama kısa süreli aralar verme ile başlar ve sonrasında günlük limit belirlenip buna uyulur.&nbsp;</li><li><strong>Çok kullanılan belli işlevlerden uzak durmak: </strong>Teknolojinin en çok kullanılma sebebi olan belli işlevlerden uzak durmaya çalışmak önemli bir adımdır. Uzak durulamıyorsa sayı ve süre koymak işe yarayabilir. Mesela günde iki defa gireceğim ve yarım saat kalacağım gibi.&nbsp;</li><li><strong>Hatırlatıcı kartlar kullanmak: </strong>Teknolojinin bağımlı kullanımının neler kaybettirdiğini ya da bağımlı kullanım olmasa neler kazanılacağını ifade eden hatırlatıcı kartların evin belli yerlerine asılması faydalı olabilir.&nbsp;</li><li><strong>Kişisel defter oluşturmak: </strong>Teknoloji bağımlısı kişinin hep yapmak isteyip yapmaya vakit bulamadığını düşündüğü faaliyetleri teker teker yazıp sırayla yapmaya başlaması da uygulanabilecek bir yöntemdir.&nbsp;</li><li><strong>Aile terapistine başvurmak: </strong>Aile ilişkilerinin bozulması teknoloji bağımlılığının sebebi de olabilir, sonucu da. Her halükârda sağlıklı aile ilişkileri bağımlılığın tedavisinde çok önemli bir unsurdur.&nbsp;</li><li><strong>Hedefler koymak: </strong>Teknolojiden uzak kalmayla alakalı düzenli olarak uyulacak hedefler koymak da kişiyi güçlendiren ve tedaviyi destekleyen yöntemlerden biridir.&nbsp;</li><li><strong>Bağımlı olunan teknolojik cihazı ailece toplu kullanmak: </strong>Evde birden fazla sayıda olan televizyon, bilgisayar vb. bağımlılık konusu olan cihazları azaltıp tek bir cihazı, ortak kullanım alanında evin diğer üyeleriyle paylaşarak kullanmak da uygulanabilecek yöntemlerden biridir.&nbsp;</li><li><strong>Spor yapmak: </strong>Spor yapmak vücutta biriken enerjiyi sağlıklı boşaltabilmek anlamında yapılabilecek en uygun faaliyetlerden biridir. Düzenli sporun hayata girmesi bağımlılığın tedavi sürecini kolaylaştıracaktır.&nbsp;</li><li><strong>Yardım istemek: </strong>Aile üyelerinden ve yakın arkadaşlardan sorunu saklamayıp yardım istemek hem sürekli destek mekanizması bulabilme anlamında hem de tedavi sürecini devam ettirebilme anlamında kullanılması gereken önemli bir yöntemdir.&nbsp;</li><li><strong>Düşünceleri kontrol etmek: </strong>Teknoloji bağımlılığına sebep olan ya da teknoloji bağımlılığını arttıran otomatik düşüncelerin incelenmesi ve bunların gerçek hayatta değerlendirilmesi de üzerinde durulması gereken bir yöntemdir.&nbsp;</li><li><strong>Yeni sosyal becerilerin kazanılması: </strong>Sosyal beceri eksikliği de teknoloji bağımlılığının sebebi ya da sonucu olarak ortaya çıkabilir. Bu noktada yeni sosyal becerilerin kazanılması teknoloji bağımlılığının tedavisinde oldukça faydalı olabilecek bir uygulamadır.&nbsp;<br><br></li></ul>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="http://saltpsikoloji.com/wp-content/uploads/2020/06/sureler-1024x536.jpg" alt="" class="wp-image-4232"/></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>GÖKÇE YILDIRIM&nbsp;</strong><br><strong>Psikolojik Danışman</strong></p>
<p><a href="https://saltpsikoloji.com/yenicagin-sorunu-teknoloji-bagimliligi/">Yeniçağın Sorunu Teknoloji Bağımlılığı</a> yazısı ilk önce <a href="https://saltpsikoloji.com">Salt Psikoloji Enstitüsü</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Okul Başarısında Ailenin Rolü</title>
		<link>https://saltpsikoloji.com/okul-basarisinda-ailenin-rolu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gökçe YILDIRIM]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Jun 2020 11:35:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://localhost/saltpsikoloji.com/?p=4220</guid>

					<description><![CDATA[<p>Okul başarısı bir öğrencinin belirlenmiş olan sonuçlara ulaşmasıdır. Başarısızlık ise çocuğun gelişim düzeyinin ve kendi sınırlarının altında başarılı olması ve bu durumu telafi edememesidir.</p>
<p><a href="https://saltpsikoloji.com/okul-basarisinda-ailenin-rolu/">Okul Başarısında Ailenin Rolü</a> yazısı ilk önce <a href="https://saltpsikoloji.com">Salt Psikoloji Enstitüsü</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Okul başarısı bir öğrencinin belirlenmiş olan sonuçlara ulaşmasıdır. Başarısızlık ise çocuğun gelişim düzeyinin ve kendi sınırlarının altında başarılı olması ve bu durumu telafi edememesidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Başarısızlığın birçok nedeni olabilir. Bu nedenleri en basitiyle bireysel ve ailevi nedenler olarak iki gruba ayırabiliriz.&nbsp;</p>



<ol class="wp-block-list"><li>Bireysel nedenler, kaygının çok düşük ya da çok yüksek olması, motivasyon eksikliği, öğrenme güçlüğü, düşük benlik saygısı, gelişim dönemi özellikleri, psikolojik düzensizlikler olabileceği gibi,&nbsp;</li><li>Aileden kaynaklı nedenler, huzursuz ev ortamı, gerçekçi olmayan beklentiler, anne babanın olumsuz model olması, ailenin okula karşı olumsuz tutumları, çocuğa sınır koyamama, uygun çalışma ortamının sağlanamaması, anne babanın baskıcı tutumları olabilir.&nbsp;</li></ol>



<p class="wp-block-paragraph">Aileler olarak bizlere düşen ilk görev çocuğumuz için uygun çalışma ortamı hazırlamaktır. Bu çalışma ortamı yeterli ışık almalı ve uygun ısıda olmalı, televizyon, müzik, sevilen kişilerin posterleri gibi uyarıcılardan uzak olmalıdır. Çalışma ortamını hazırladıktan sonra çalışmaya ne zaman başlanılacağına dair ortak bir karar almalısınız ve alınan karar gerçekleştirilirse, -alışkanlık kazandırılana kadar- ufak ödüllendirmeler yapabilirsiniz (sevilen programın izlenmesi, sevilen yemek, vb).&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çocuğumuz ders çalışmaya başlamada sorun yaşıyorsa, ilk 5 dakika yanında durmalı ve ödevde ya da sorularda kendisinden istenileni anlamasında yardımcı olmalısınız. Ve mutlaka yeterli dinlenme araları verdiğinden emin olun.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8211;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Okul başarısını etkileyen en önemli faktörlerden biri de çocuğun sorumluluk almaya ve başladığı işi bitirmeye alışmasıdır. Yaşına uygun görevler vererek sorumluluk bilincini aşılayın.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8211;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Başarılı olmuş olan kişileri ona sevdirin ve örnek gösterin. O kişinin karakteristik özellikleri ve çalışma şekli hakkında spontane sohbetler edebilirsiniz. Cümlelerinizin “kıyaslama” olarak algılanmamasına dikkat etmelisiniz.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8211;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Okul arkadaşlarını tanıyın ve faydalı olacağını düşündüğünüz arkadaşlık ilişkilerini destekleyin. Uygun olmadığını düşündüğünüz arkadaşlıkları onunla konuşmalı ve nedenlerini de belirtmeniz gerekmektedir.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8211;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kendine olan güvenini sağlaması için cesaret verin ve başarıya motive edin.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8211;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Öğretmenleriyle sık sık görüşün ve öğretmenlerinin önerilerini dikkate alın.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8211;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Stres faktörlerini dikkate alıp psikolojik durumunu hesaba katın. Nitelikli zaman geçirip sizinle rahatça konuşacağı iletişim şekli geliştirin.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8211;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Anne ve baba olarak okula olan tutumunuz aynı olmalı. Okul hakkında eleştirileriniz varsa bile bunu çocuğunuzun yanında konuşmamalısınız.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8211;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ders çalışma dışındaki zamanlarında sınırlara dikkat ederek istediği gibi geçirmesini sağlayın.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8211;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Okuma alışkanlığı kazanmasını sağlayın. Bunun için sizin de örnek olmanız ve hatta evde okuma saatleri düzenlemeniz yararlı olacaktır.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8211;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Dikkat eksikliği, özgün öğrenme güçlüğü vb. problemlerinin olup olmadığını öğrenmek için bir uzmandan destek alın.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8211;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Okulu sıradan bahanelerle aksatmasına izin vermeyin. &#8211;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Düzenli tekrarlar yaptığından emin olun.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8211;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yetenekleri ve hobileri konusunda teşvik edici olun ve destekleyin.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8211;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Düzenli öğün ve gıda çeşitliliğini sağlayın.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8211;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Uyku düzeninin bozulmamasına dikkat edin.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8211;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Belli aralıklarla okul ve dersler hakkında durum değerlendirmesi yapın.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8211;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kapasitesinin altında uyarı düzeyi düşük bir sınıfta ise okul ile durumunu görüşün.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8211;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ve son olarak çocuğunuzda görme ve işitme problemi olabilir mi diye kontrole gidin. &nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aldığınız tüm önlemlere rağmen gelişme göremezseniz uzman yardımı almayı unutmayın.<br><br>GÖKÇE YILDIRIM<br>Psikolojik Danışman</p>
<p><a href="https://saltpsikoloji.com/okul-basarisinda-ailenin-rolu/">Okul Başarısında Ailenin Rolü</a> yazısı ilk önce <a href="https://saltpsikoloji.com">Salt Psikoloji Enstitüsü</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ders Çalışmayı Verimli Hale Getirmek</title>
		<link>https://saltpsikoloji.com/ders-calismayi-verimli-hale-getirmek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gökçe YILDIRIM]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Jun 2020 07:30:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel Gelişim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://localhost/saltpsikoloji.com/?p=4158</guid>

					<description><![CDATA[<p>Değerli öğrenci arkadaşım, Öncelikle şunu bilmelisin ki ders programının kalıplaşmış bir şekli, formatı yoktur. Başarıya direkt götürecek sihirli bir ders programı da yoktur. Programın asıl başarısının sizin gösterdiğiniz sabır ve azimde saklı olduğunu unutmayınız.&#160; Hedefiniz nedir? Başarılı olmak için bir amaç, bir hedef koy kendine. VE ‘Niçin ders çalışmalıyım?’ sorusunu sor. Bunun üzerine saatlerce düşünebilirsin. [&#8230;]</p>
<p><a href="https://saltpsikoloji.com/ders-calismayi-verimli-hale-getirmek/">Ders Çalışmayı Verimli Hale Getirmek</a> yazısı ilk önce <a href="https://saltpsikoloji.com">Salt Psikoloji Enstitüsü</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Değerli öğrenci arkadaşım,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Öncelikle şunu bilmelisin ki ders programının kalıplaşmış bir şekli, formatı yoktur. Başarıya direkt götürecek sihirli bir ders programı da yoktur. Programın asıl başarısının sizin gösterdiğiniz sabır ve azimde saklı olduğunu unutmayınız.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Hedefiniz nedir?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Başarılı olmak için bir amaç, bir hedef koy kendine. VE ‘Niçin ders çalışmalıyım?’ sorusunu sor. Bunun üzerine saatlerce düşünebilirsin. O ateşi içinde hissetmişsen olayın yüzde ellisini hallettin demektir. İlerde olmak istediğiniz bir hedefi A4 kâğıdına renkli kalemle yazıp odanızın içerisinde herkesin görebileceği bir yere asınız. Bu, içinizdeki ateşin devamlı yanmasını sağlayacaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Öncelikle kendinizi tanıyın.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Öncelikle kendinizi tanıyın. Hangi saatte enerjiksiniz, hangi saatte ders çalışmak sizin için verimli oluyor, kaçta uykunuz geliyor, yemek saatleriniz nedir, hangi dersi kolay ya da zor anlıyorsunuz, arkadaşlarınıza ne kadar zaman tanımalısınız, seyrettiğiniz filmler, ailenizle geçireceğiniz vakitlerin hepsini düşünün ve bir kâğıda yazın.&nbsp;<strong>Bunu haftalık olarak yapın. Ders dışında hangi gün kime ve neye zaman harcadığınızı bilin.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Ders çalışma programınızı haftalık olarak düzenleyin. Haftanın her günü ne yapacağınızı yazın.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Tekrarlar dersi pekiştirmenizi sağlar.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Ders çalışma programında&nbsp;o gün içinde okulda gördüğünüz&nbsp;derslere tekrar saatleri ayırın. Örneğin salı günü okuldan çıktınız. İlk sıralara o günkü derslerin tekrarını koymanızda fayda görüyorum. Sayıların bol olduğu konuları çözerek, sözel ağırlıktaki konuları ise yazarak tekrar etmek hatırlamanızı kolaylaştıracaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Konu çalışırken önemli gördüğünüz yerlerin altını renkli kalemlerle çizin. Bu ikinci tekrar yaptığınızda algıda seçicilik dediğimiz olayın işlerlik kazanmasını sağlar. Yani dikkatini çeken ilk yer, altını çizdiğiniz yer olacaktır. Örnek: Bir toplantıda 10 tane siyah takım elbise giymiş bir yerde birisinin bir beyaz takım elbise giydiğini düşünün. İlk dikkat çeken bu beyaz takım elbiseli olacaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Görmezden gelmek sorunu çözmez.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Öğrencilerin ders çalışma programlarında zorlandığı derslere genelde çok yer vermediklerini görüyorum. Yanlış bir alışkanlık. Aksine zorlandığınız derslere öncelik vermelisiniz. Ve zamanı biraz daha uzun tutmalısınız. Bu derslerden kaçmak yerine çevrenizdeki olanakları kullanmayı da programlamalısınız. Örneğin matematikte zorlanıyorsanız daha iyi anlayan bir arkadaşınızdan destek almaya çalışın, öğretmeninize gitmekten çekinmeyin. Yardımcı kaynaklar alarak konuyu farklı açılardan öğrenmeye çalışın. Olduğu kadar yapın. Bunu yapmadığınız vakit dünyanın en iyi programının bile size hiçbir faydası olmayacaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Benzer dersleri üst üste koymayın. Bir sözel dersten sonra bir sayısal ders çalışmaya özen gösterin ki bilgiler karışmasın.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir ders çalışma süresi 20 dakikadan az olmasın, 40 dakikadan fazla uzun sürmesin. &nbsp;Ancak matematik gibi problem çözerken birden kesemeyeceğiniz durumlar ve konu bütünlüğünü bozamayacağınız durumda bu 40 dakikayı makul düzeyde uzatabilirsiniz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mutlaka her ders çalışma sonunda 10 dakika dinlenme koyunuz. Bu dinlenme aralıkları bilgilerin sindirilmesi açısından önemli. Bu dinlenme aralıklarını kendinize ödül olarak sunun. Ancak dinlenirken 3T (TV, tablet, telefon) den uzak durun.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ve son olarak, verimli okuyabilmek öğrenmenin en temel yoludur. &nbsp;Kitap okuma alışkanlığı hem kavrama ve düşünme yeteneğinizi geliştirir hem de genel kültürünüzü artırır. Gün içerisinde en az 15 dk. kitap okuyarak, okumanızı ve okuduğunuzu anlama hızınız artırabilirsiniz.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gökçe YILDIRIM</p>



<p class="wp-block-paragraph">Psikolojik Danışman</p>
<p><a href="https://saltpsikoloji.com/ders-calismayi-verimli-hale-getirmek/">Ders Çalışmayı Verimli Hale Getirmek</a> yazısı ilk önce <a href="https://saltpsikoloji.com">Salt Psikoloji Enstitüsü</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Boşanmanın Çocuklar Üzerindeki Psikolojik Etkilerini Yönetmek</title>
		<link>https://saltpsikoloji.com/bosamanin-cocuklar-uzerindeki-psikolojik-etkileri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gökçe YILDIRIM]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Mar 2020 11:01:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[boşanma]]></category>
		<category><![CDATA[boşanma sonrası çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[boşanma ve çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk psikolojisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://localhost/saltpsikoloji.com/?p=3331</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aile, birbirini etkileyen ve birbirinden etkilenen karı-koca, ebeveyn-çocuk ve kardeş ilişkileri sistemlerinden oluşur. Ailenin çocuk üzerindeki temel işlevi çocuğun, fiziksel, sosyal ve duygusal alanlardaki gereksinimlerini karşılaması, sağlıklı bir birey olarak yetiştirmesidir. Sadece ebeveynlerin çocuklarıyla ilişkilerinin iyi olması bir çocuğun psikolojisi açısından tek başına yeterli değildir. Ebeveynlerin birbiriyle ilişkileri de çocuklar açısından son derece önemlidir. Ebeveynlerin [&#8230;]</p>
<p><a href="https://saltpsikoloji.com/bosamanin-cocuklar-uzerindeki-psikolojik-etkileri/">Boşanmanın Çocuklar Üzerindeki Psikolojik Etkilerini Yönetmek</a> yazısı ilk önce <a href="https://saltpsikoloji.com">Salt Psikoloji Enstitüsü</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Aile, birbirini etkileyen ve birbirinden etkilenen karı-koca, ebeveyn-çocuk ve kardeş ilişkileri sistemlerinden oluşur. Ailenin çocuk üzerindeki temel işlevi çocuğun, fiziksel, sosyal ve duygusal alanlardaki gereksinimlerini karşılaması, sağlıklı bir birey olarak yetiştirmesidir. Sadece ebeveynlerin çocuklarıyla ilişkilerinin iyi olması bir çocuğun psikolojisi açısından tek başına yeterli değildir. Ebeveynlerin birbiriyle ilişkileri de çocuklar açısından son derece önemlidir. Ebeveynlerin arasında yıkıcı çatışmalar ne kadar az olursa çocuklar ruhsal açıdan o kadar sağlıklı olacaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Boşanmak mı yoksa çocuk için evliliği sürdürmek mi?</strong><br>Birçok evlilikte iletişim eksikliğinden, kendi aileleri arasında anlaşmazlıklar yüzünden, çözülmesi çok muhtemel cinsel problemler yüzünden ayrılmak isteyen çiftler vardır. Çözümü muhtemel problemler için boşanmalarını istemeyiz. Eğer evlilik içinde çok yoğun aldatmalar, aile içi şiddet varsa çocuklar evliliğin sürmesi durumda daha fazla hasar alacaklarsa boşanmaları yararlı olacaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sorunlu olan evliliklerde bazı ebeveynler kendilerini “çocuklar için evli kalmalı mıyız?” sorusunu sorarken bulurlar. Bir kısım ise boşanmanın tek çözüm olacağı konusunda kararlıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ve tüm ebeveynlerin akıllarında birçok kaygılı konu olsa da -yaşam şekillerinin değişmesinden, çocukları görecekleri günlerinin düzenlenmesine kadar- en çok kaygı uyandıran konulardan bir tanesi de çocukların boşanma ile nasıl başa çıkacakları konusudur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Ben mutsuzum ama çocuklarım için yine de katlanacağım” gibi cümleler çocuklar için çok ağır bir yüktür. Çocuğun dünyasında çok büyük yaralar açar. Çocuklar bu tür sözlere maruz kaldığında ‘Eğer ben olmasaydım annem bu kadar mutsuz olmayacaktı.’ diye düşünürler. Bilinçaltlarında yaşadıkları yoğun suçluluk sebebiyle fizyolojik ve psikolojik rahatsızlıklar geçirebilirler, içlerine kapanabilirler, haylazlık yapabilirler. Bu tarz konular çocuklara direkt yansıtılmamalı veya çocuklar için bu evliliği katlanıldığı onlara söylenmemelidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Boşanma süreci boşanan kadın ve erkeği etkilediği gibi müşterek çocuk ya da çocukları da etkiler. Bu etkiler boşanma sürecinin anlaşmalı ya da çekişmeli geçmesiyle doğru orantılıdır. Anlaşmalı boşanmada asgari müşterekte uzlaşıldığı için taraflar hem birbirleriyle hem de çocuklarıyla sağlıklı iletişimlerini sürdürürler. Ancak tarafların çatışmalarını boşanma sürecinde de devam ettirmeleri halinde bu süreç aile bireyleri için bir travmaya dönüşebilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus çocukların boşanma sürecinde taraf olmaya zorlanmaması ve ebeveynleriyle düzenli görüşmeye devam etmesidir. Boşanma her çocuğu üzer. Ancak travmaya dönüşmemesi için tarafların boşanma sürecinde uzlaşıyla davranması gerekmektedir. Bunun için boşanma sürecinde danışmanlık almak, boşanmanın tarafı olan kadının, erkeğin ve çocuğun sağlıklı şekilde yaşamına devam etmesi için önemlidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Boşanma kararı çocuğa nasıl söylenmelidir?</strong><br>Her şeyden önce çocuklara karşı dürüst olunmalıdır. Boşanmanın ne olduğu ve sonrasında neler yaşanacağına dair, çocuğa net ve basit bilgiler verilmelidir. Çocuklar sıklıkla anne babanın neden boşandığını, bu durumun kendileriyle ilgisi olup olmadığını, bundan sonra<br>kendilerine ne olacağını, nerede ve kiminle yaşayacaklarını, diğer ebeveynle görüşme sıklığını ve daha nelerin değişiklik göstereceğini sorgularlar. Bu sorulara hazırlıklı olmak gerekir. Sorulara basit, net ve doğru yanıtlar verilmelidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Boşanmanın çocuğa anlatılmadan kararın eşler arasında netliğe ulaşması gerekmektedir.<br>Boşanmak istiyor muyuz, istemiyor muyuz?<br>Şu çok net ki; boşanma kararı net değilken, ebeveynler kararsızlık içindeyken çocuklara anlatılmamalıdır. Çocuğun verdiği tepkiye göre ebeveynler kararlarını değiştirmeyecek netlikte olmalılar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Boşanma kararı alındıktan sonra çocuğun gelişim düzeyine göre boşanmanın ne olduğu, bu kararı niçin aldıklarını, bu kararı almada kendisinin bir etkisi olmadığı, bundan sonra nasıl bir hayat olacağı, kendisinin kiminle nerede kalacağı açık açık anlatılmalıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Boşanma kararını çocuğa söylerken, yani konuşma sırasında anne ve babanın her ikisi de bulunmalı ve anne-babanın karşılıklı öfke, suçluluk veya suçlama gibi duyguları bu konuşmaya karıştırılmamalıdır. Boşanma kararı, çocuğa ifade edildikten sonra çocuğa bu<br>konu hakkında kendisinin ne düşündüğü ve ne hissettiği ile ilgili sorular sorulmalıdır. Çünkü bu dönemde sorular netliğe kavuşmamış ise ifade edilemeyen duygular bilinçaltında bastırılmışsa sonraki süreçte çocuk sorunlar yaşayabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çocuğun sorduğu sorulara doğru bir şekilde yaşına uygun ifadelerle cevap verilmelidir. Evet,çocuğunuz boşanma kararını bilmeli fakat her detayı tüm ayrıntılarıyla bilmesi çocuğunuz için hangi yaş grubuna ait olursa olsun son derece kaygı verici olacaktır. Okul öncesi döneme ait olan bir çocuk detaylı anlatımları dinlemekte ve anlamakta güçlük çekebilir. Daha büyük yaş grubuna ait çocuklar ise detayları anlamlandırarak kendilerini suçlu hissedebilirler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Boşanmanın çocuklar üzerindeki etkileri konusunda kesin ve net bir yargıya varmak mümkün değildir. Bunun tek bir cevabı yoktur ve çocuğa, sürecin işlenme şekline göre değişir. Boşanma tüm çocuklar için stresli bir yaşam olayı olsa da bazı çocuklar diğerlerinden daha hızlı toparlanır. Ancak genel olarak bahsetmek gerekirse, çocuğun mizacı, anne ve babanın boşanma sürecinde birbirlerine davranma biçimleri ve çocuğun her iki ebeveyni ile de ilişkisini sürdürebilme olanağını bulması çocukların boşanmadan etkilenme derecesinin belirleyicileridir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Boşanma sonucu çocuklarda hangi olumsuz duygularla karşılaşılabilir?</strong><br>Araştırmalar, boşandıktan sonraki ilk iki yılın çocukların en çok mücadele ettikleri ve zorlu geçirdikleri yıllar olarak göstermektedir. Bu zaman diliminde çocukların sıkıntı, öfke, endişe yaşamaları muhtemeldir. Kimi çocuk değişimlere hızla ayak uydurabiliyorken kimi çocuk ise asla “normal” e dönemeyecek gibi görünür, hatta bu davranış biçimleri yaşam boyu sürebilir,<br>sorunlar yaşayabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Boşanma tüm aile bireyleri için duygusal kargaşa yaratır ancak çocuklar bu durumu korkutucu, kafa karıştırıcı ve sinir bozucu bulabilir. Boşanmanın çocuklar üzerindeki psikolojik etkilerini azaltmak için ebeveynler bazı adımlar atabilir. Bu sayede çocuklar<br>boşanmanın getirdiği değişimlere daha kolay uyum sağlarlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">*Küçük çocuklar genellikle neden iki evde yaşamaları gerektiğini anlamakta güçlük çekerler. Ebeveynlerinin birbirlerini sevmedikleri gibi bir gün onu da sevmeyecekleri düşüncesine kapılabilirler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">*İlkokul çocukları boşanmanın onların suçu olduğuna inanabilirler. Yanlış bir şeyler yaptıklarını ve bu yüzden cezalandırıldıklarını düşünebilirler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">*Gençler ebeveynlerine boşandıkları ve değişikliğe sebep oldukları için kızgın olabilirler. Özellikle ebeveynlerinden birini suçlayabilir, cezalandırma maksadıyla ebeveynlerini kızdıracak davranışlarda bulunabilirler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tabi ki bazı biten evliliklerde sonuç, çocuk için daha az tartışma ve daha az stres anlamına geldiği için çocuk rahatlayabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bazı çocuklar için boşanma sonrası bir ebeveyninden uzak kalıyor olması en zor kısım değildir. Bunun yerine eşlik eden stresörler, okul değiştirmek, yeni bir eve taşınmak, yanında kaldığı ebeveynin yıpranmış olmasından kaynaklı daha az toleranslı olması ve daha az maddi kaynağa sahip olmak gibidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çocukların boşanmaya uyum sağlaması için en büyük rol ebeveynlerdedir. Yapılabilecekleri şu şekilde özetleyebiliriz,</p>



<p class="wp-block-paragraph">*Eski eşle yapılan görüşmelerin sakin ve huzurlu bir çerçevede yapılması hem çocuklara hem de taraflara daha iyi gelecektir. Eğer bunu başaramıyorsanız profesyonel bir destek alabilirsiniz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">*Aynı şekilde çocukların da ihtiyacı olumlu iletişim ve ebeveyn sıcaklığıdır. Sağlıklı ebeveyn- çocuk ilişkisi, çocukların boşanma sonrası öz saygılarının daha yüksek olmasını ve daha iyi akademik performans sergilemelerini sağlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">*Çocuklara en çok hangi ebeveyni sevdiklerini sormak ya da çocuk aracılılığı ile eski eşe mesaj vermek gibi davranışlardan uzak durulmalıdır. Kendilerini ortada yakalayan çocukların depresyon ve kaygı düzeyinin artması kaçınılmazdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">*Yaşa uygun belirlediğiniz kuralları uygulamaya devam etmelisiniz. Boşanma sonrası aşırı müsamahakâr ya da aşırı katı disiplin çocukların da aşırı davranmalarına sebep olabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">*Ergenlik çağındaki gençlerin ne yaptıklarını, zamanlarını kimlerle geçirdiklerini yakından takip etmelisiniz (tabi ki rahatsızlık boyutunda değil). Takip edilen gençlerin boşama sonrası davranış sorunu gösterme olasılığı daha düşüktür.</p>



<p class="wp-block-paragraph">*Çocuklarınızın sorunlarla baş etme becerilerini güçlendirin. Problem çözme becerileri ve bilişsel yeniden yapılandırma becerileri gibi aktif başa çıkma stratejileri olan çocuklar boşanmaya daha dolay adapte olurlar. Kendisini çaresiz kurban olarak gören çocukların<br>sağlık sorunları yaşaması daha büyük olasılıktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">*Kendiniz ve çocuğunuz için psikolojik destek almaktan çekinmeyin. Kendi stres seviyenizi azaltarak doğal olarak çocuğunuza da daha kolay yardımcı olabilirsiniz. Ayrıca bireysel terapiler, hem sizin hem de çocuğunuzun duygularınızı çözmenize yardımcı olacaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Psk. Dan. Gökçe YILDIRIM</strong></p>
<p><a href="https://saltpsikoloji.com/bosamanin-cocuklar-uzerindeki-psikolojik-etkileri/">Boşanmanın Çocuklar Üzerindeki Psikolojik Etkilerini Yönetmek</a> yazısı ilk önce <a href="https://saltpsikoloji.com">Salt Psikoloji Enstitüsü</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
