fbpx

Pornografi ve Mastürbasyon Bağımlılığı

Yaşadığımız toplumda bireylerin cinsel davranışlarında din kurallarının, ön yargıların, tabuların, örf ve adetlerin, geniş ölçüde egemen olduğu görülmektedir. Bu egemen oluş, gençlerin cinsellik ve üreme sağlığı konusunda yeterince bilgi sahibi olamamalarını da beraberinde getirmektedir. Türk toplumunda cinsellik, başlı başına bir tabu olup cinselliğin konuşulması ayıp, cinsel istek duymanın günah, evlilik öncesi cinsel ilişkinin yasak ve tabu, cinsel işlevin zaman zaman erkeğin güçlülüğünün simgesi olarak görülmektedir (Civil ve Yıldız, 2010). Aslına bakıldığında insan biyolojik, psikolojik ve sosyal bir varlıktır ve bu sebeple cinselliği de bir bütün olarak ele almak gerekmektedir. Cinsellik, biyolojik olarak üreme ve nesil devamlılığında, psikolojik olarak yaşanan cinsel birleşmenin bireye yaşattığı haz, sevme ve sevilme gibi temel ihtiyaçların doyurulması ile ilgili olduğu görülmektedir (Konuk, 2019). 

Spinsvilla https://spinsvilla.net/ adresinde, popüler çevrimiçi casinoların tüm artılarını ve eksilerini öğrenebilir, gerçek bonusları alma ve bahis yapma koşulları hakkında daha fazla bilgi edinebilir ve ünlü bahisçiler hakkında bilgi edinebilirsiniz. Bu, gerçek parayla güvenle oynayabileceğiniz ve kazancınızı hızlı bir şekilde çekebileceğiniz kanıtlanmış ve güvenilir bir çevrimiçi kumar kulübünü hızlı bir şekilde bularak size zaman kazandıracaktır. ‌‌

Bireyler cinsel uyarımı deneyimlediği zaman dopamin salgılanması, beyin tarafından doğal bir yolla meydana gelmektedir. Dopamin bir haz kimyasalı olarak işlev görmektedir ve vücudumuzda ödülleri arzulamamızı sağlamaktadır. Bu mekanizmaya göre ödüller arzuların asla tam olarak karşılanmasını sağlayamamaktadır. Bu yüzden bedenimiz daha doğru bir ifadeyle beynimiz her zaman daha fazlasını istemektedir (Aktaran; Konuk, 2019). Diğer bir deyişle çok dopamin salgısı alıcıyı artırdığı için bir sonraki deneyimde aynı düzey salgılasa bile beyin dopamini algılamaz ve daha fazlasını ister. Daha fazla hazı alabilmek için dozunu artırıyoruz. Beynin bu aşağı düzenleme (down- regülation) mekanizması pornografik içerikli cinsel unsurlarda da işlevini göstermektedir. İlk başta serbest erişimde normal hafif pornografik erişim, günler içinde daha sert ve suç oluşturabilecek içeriklere yerini bırakabiliyor. Yoğun olarak pornografi izleme ile birlikte bireylerde mastürbasyon bağımlılığı gelişebilmektedir. Mastürbasyon her insanın deneyimleyebileceği, herhangi bir zararı ya da tehlikesi olmayan, aksine fizyolojik açıdan faydalı olabilecek bir davranışken, internet tabanlı sosyal yalnızlıkla beraber tehlikeli bir birliktelik olabiliyor (Canan,2020). Normal kabul edilen cinsel birlikteliğin çok ötesinde insan cinselliğinin abartılmış hali olan yoğun porno ve mastürbasyon bağımlılığı çok kolay bir şekilde gelişebilmektedir. Literatüre bakıldığında dayanılmaz bir istekle porno izlemekten vazgeçemeyen kişilerin beynindeki aktivite ile uyuşturucu ya da alkol bağımlılarının bağımlı oldukları maddeye karşı gösterdikleri beyin aktivitesinin birbirleriyle çok benzeştiği görülmüştür (Ömeroğlu,2019). Bazı erkekler için pornografiye bağımlılık erektil disfonksiyon bozukluğuna ve cinsel işlev bozukluklarına da neden olabilir.  Özellikle mastürbasyon için yardımcı olarak kullanıldığında erektil disfonksiyon daha yaygın görülmektedir (CETAD, 2020). Bu bozukluğun fizyolojik tarafı; beyin kimyasında aşırı dopamin açlığına bağlı olarak normal cinsel uyaranlar tarafından tatmin edilmemesi ve devamlı olarak alışılmış daha fazla görsel görmek istemesi şeklinde açıklanabilir. Psikolojik tarafı ise; normal insan cinselliğini tercih edilemez şeklinde bir algı oluşturmasıdır. Böylelikle bireyin daha zayıf uyaranlara karşı isteği azalacaktır. Erkeklerin aksine kadınlarda genelde ilk porno izlemesi cinsel istek artışına sebep olsa da sonrasında normal cinsel hayattan uzaklaşmasına sebep olabilmektedir. Dopamin reseptörlerinin azalması,  yalnızca aşırı ve sert pornografi isteğiyle kalmayıp depresyon gibi birtakım psikolojik rahatsızlıklara da neden olabilmektedir. Bireylerin yoğun depresif hallerine ek olarak gelecek endişesi gibi konularda zihinleri yoğunlaşabilir. Ayrıca pornografi ve mastürbasyon bağımlılığı olan kişiler, alternatif ilişki arama ve elindekiyle yetinememe, cinsel tatminsizlik, partnere yetememe hali nedeniyle kendilerini diğer potansiyellere yönlendirmektedir (Canan, 2020).  Bu konular doğrultusunda yapılan bir araştırmada, aşırı porno izleyicilerinin porno izlemeyi bıraktıktan sonra günlük yaşantılarındaki konsantrasyon problemleri ve duygusal sorunlarında daha iyiyi gittikleri görülmüştür (Ömeroğlu, 2019).

Pornografi izleme davranışının ensest, kadına şiddet ve aile içi şiddetle pozitif bir ilişki içinde olduğu bilinmektedir. Ayşe Sargın’a göre internet sayesinde erişimi kolaylaşan, yaygınlaşan ve eskisine göre çok daha fazla şiddet içeren pornografi, kadına yönelik şiddetin üzerinde yükseldiği toplumsal cinsiyet rollerini güçlendirerek kadınları erkek şiddetine açık hale getirmektedir (Akt.; Soydan, 2009). Şiddet davranışlarıyla en çok ilişkilendirilen beyin bölgesi prefrontal kortekstir. Sağ prefrontal korteks alanları empati yapabilmeyle yakından ilişkili olduğu gibi “ayna nöron” yapılarıyla da yakından ilişkilidirler (Yalçın ve Erdoğan, 2013). Şiddetin oluşmasının temel sebebi, ayna nöron sistemimizin bilinçdışı taklidine engel olamamaktır. Normal bir cinsel ilişkiyi resmeden pornografinin dışında şiddet içerikli ve kadınlara şiddet uygulayıcı cinsel tahrik unsuru olan içeriklerde ayna nöron doğrudan etkilenmektedir. Bununla ilgili yapılan araştırmalarda erkeklerin kadınlara karşı olan davranışlarının kalıcı olarak etkilendiği ve kadınların özsaygısının zedelendiğini gözlemlenmiştir (Canan, 2020). 

Pornografi bağımlılığına bağlı olarak beyindeki bölgelerden ve nörotransmiterlerden prefrontal korteks, limbik sistem aktivitesi ve dopamin, noradrenalin, serotonin, opiat ve nikotin sistemlerinin ortak etiyolojide rol aldığı yapılan literatür çalışmalarında desteklenmektedir. Orta ve uzun vadeli pornografi bağımlılığına yönelik MR çalışmalarında, ölçülebilir derecede frontal korteks ve striatum bölgelerinde hasar görülmüştür (Akt., Yalçın ve Karaçetin, 2016). Eroin bağımlılığında, alkol bağımlılığında ve obsesif kompülsif bozukluğu olan kişilerde ön beyin küçülmesi, ileri düzey pornografi bağımlığında da küçüldüğü tespit edilmiştir. Ön beyin, ahlaki değerler, sosyal bağlar, kişisel hayatı planlama, geleceği tasarlama algısının yürütüldüğü kompleks bir beyin bölgesidir (Canan, 2020). Bu bölgenin kişiyi insan yapan yer olduğunu söylemek yanlış olmaz. Frontal kortekste bir hasar olması insanı regrese etmekte (gerileme)  ve geçmiş yaşlarındaki düşünce ve tepki biçimlerini etkilemektedir. Herhangi bir hata karşısında duruma daha ergence bakıp daha çocuksu tepkilerin baskın olması görülebilir. Negatif duygusal tepkiler, öfke patlamaları ve şiddet davranışları gözlemlenebilir. Bireyler empati kurmakta zorluk yaşayabilirler. Bunlara ek olarak dikkat, konsantrasyon, bellek, yüksek bilişsel işlevler, dürtülerin düzenlenmesi gibi yürütücü işlevlerden sorumlu frontal korteksteki bozulmalar, dürtü ve negatif uyaranları yanlış yorumlamaya yol açmaktadır. Bireylerin duygu kontrolü zayıflamakta ve davranışların sonucunu değerlendirmeleri bozulmaktadır. Tüm bunlarla birlikte bireyin içgörüleri bozulduğu için olumsuz davranışları tekrar eder (Yalçın ve Erdoğan, 2013).

Bir sorun olarak ele alınan ve uzmanlara göre bu konuyla ilgili yapılabilecek en doğru şey, konuşmaktır. Özellikle tabu gibi görülüp, görmezlikten gelinmemeli ve çocuklarla açık bir şekilde konuşulmalıdır. Ani tepkiler vermekten kaçınılmadır. Aslında mesele, insan doğasının ayrılmaz bir parçası olduğunu kabul ederek şeffaf bir şekilde konuşmaktır (Canan, 2020).

Hazırlayan: Psikolog Bengi Küçük