Çalışan Annenin İş ve Özel Yaşam Dengesi

Çalışan Annenin İş ve Özel Yaşam Dengesi

Çalışan annenin eşi ve çocuğu ile ilişkisi nasıldır? Nasıl olmalıdır?

Günümüzde birçok kadın hem annelik, hem de iş kadını kimliğini bir arada yürütmeyi tercih edebiliyor. Kadınların iş dünyasında daha aktif roller almalarının ve ekonomik gerekliliklerin bunda payı büyük. Bununla beraber çoğu zaman çalışan annenin zihninin bir köşesinde ‘Acaba doğru mu yapıyorum?’, ‘Acaba evde çocuğumla daha fazla zaman mı geçirmeliyim?’ gibi soru işaretleri olabiliyor. Toplumdaki yaygın kanı hala en iyi annenin çocuk sahibi olunca işini bırakan veya uzun zaman ara veren anne olduğudur. Oysa annenin çalışmasının çocuğa zarar verdiğini gösteren bilimsel bir araştırma yoktur. Ayrıca annenin çalışan kadın rolü ve iş- özel hayat dengesini iyi kurabilmesi ileride çocuk için iyi bir rol modeli de oluşturabilir.

Buradaki en önemli nokta anne ve çocuğun ilişkisinin kalitesidir. Geçirilen zaman kısıtlı da olsa bazı noktalara dikkat ederseniz çalışsanız da çocuğunuzla sağlıklı bir bağ kurabilir ve onun sağlıklı bir birey olarak yetişmesine yardımcı olabilirsiniz.

Çalışan kadının eşiyle olan ilişkisine gelince ise, ondan destek alması çok önemlidir. Yapılan araştırmalar çalışan veya ev hanımı kadınların eşleri ile iş bölümü yaptıklarında yani erkek ev işleri ve çocuk bakımı ile ilgili sorumluluk aldığında (ki bunun eşit bir sorumluluk olması da gerekmiyor, iki taraf için de uygun, yeterli ve bu desteği ve iyi niyeti gösteren bir iş bölümü olması yeterli) evlilik tatmininin çok daha fazla olduğu ve ilişkinin çok daha kaliteli olduğunu gösteriyor. Ayrıca olabildiğince eşlerin karı-koca rollerini de beslemeleri, arada bir de olsa baş başa zaman geçirmeleri çok önemli.

Çalışan anne işini eve taşımalı mıdır? Evde çalışmalı mıdır?

Bu biraz da annenin nasıl bir iş yaptığı ile de alakalıdır. Artık günümüzde evden çalışmak çok yaygınlaştı. Eğer anne evden çalışan biriyse, burada iş ve özel yaşam sınırlarını çok net koymalıdır aksi takdirde çok zorluk ve stres yaşayıp içsel ve ilişkisel çatışmalar yaşayabilir. Bunun olmaması için aşağıdaki noktalara dikkat etmekte fayda var;

Eğer dışarıda ve tam zamanlı çalışıyorsanız mümkün olduğunca eve iş getirmemeye özen gösterin. Öncelikle hem iş yerinde, hem de evde çalışmak sizin yeteri kadar dinlenememenize ve zamanla tükenmenize, hem de çocuğunuz ve eşinizle yeteri kadar kaliteli zaman geçirememenize neden olacaktır.

Sorumluluk duygusu ile suçluluk duygusunu nasıl ayırt edilir?

Çalışan anne ve hatta anne olmanın çok temel duygularından biridir muhtemelen suçluluk duygusu. Özellikle günümüzde birçok anne mükemmel! olmaya, her işi bir arada yürütmeye ve bir koltukta bir sürü karpuz taşımaya çalışıyor. Bu çok gerçekçi bir beklenti olmadığı için de sık sık hayal kırıklığı, kendine güvensizlik ve suçluluk duygularıyla boğuşuyor.

Oysa artık çocuk yetiştirme ilgili çoğu kaynak ve araştırma ‘yeteri kadar iyi anne’ kavramının altını çiziyor. Mükemmel diye bir şey yoktur, devamlı mükemmel olma çabası içinde stres, hayal kırıklığı, tatminsizlik, huzursuzluk barındırır, ‘mükemmel’ gelişime ve doğallığa izin vermez. Bir anne olarak sorumluluk duygusuna sahip olmanız ve çocuğunuz için elinizden geleni yapmaya çalışmanız çok önemlidir. Bu, çocuğunuzun temel ihtiyaçlarını karşılamanız (fiziksel, duygusal ve gelişimsel), onun yanında olmanız, ona sevgi ve ilgi göstermeniz, ona gerektiğinde sınır koymanız, onu dinlemeniz vb. görevleri yerine getirmenizdir.

Gereken sorumlulukları yerine getirirken stres yaşamazsınız, doğal bir akış halinde, huzurlu bir şekilde çocuğunuzla ilgilenirsiniz. Arada problemler çıkabilir, işler yolunda gitmeyebilir, o zaman da bu durumu geldiği gibi kabullenir, yapmanız gerekeni yapar yapamadığınızı da sizi aşanı kabul edersiniz. Bunun yanında, çocuğunuzu suçluluk duyarak yetiştirdiğinizde ise devamlı stres yaşarsınız, gerginsinizdir, kronik bir yorgunluk hissedersiniz, bedeniniz bile tepki verir zaman zaman… Çevrenizdekilerle ilişkilerinizde çatışmalar yaşayabilir ve çocuğunuza karşı daha anlayışsız ve gergin davranabilirsiniz.

Bu sebeple sağlıklı sorumluluk duygusu ve içten içe kemiren suçluluk duygusu arasındaki farkı anlayıp, gerekirse bu konuda bir destek almanızı öneririm.

Şirin Hacıömeroğlu ATÇEKEN

Uzm. Psk- Çift ve Aile Terapisti // Salt Psikoloji Kurucu Ortağı